Posted by
Ibrahim Hakkari on Tuesday, May 19, 2009 7:33:25 PM
Güncel yasamda
hemen her insanin yasadigi bir olaydir bu.
Vatandas kendini
Resmi Kurumlara nasil anlatip inandiracak
acaba?
Vatandas Ahmet,
Mehmet, Osman, Halil, Ayse, Fatma... Adi her ne olursa olsun. isterseniz adi
Ahmet olsun...
Ahmet kardesimiz bu
krizde bu issizlikte zorda olsa bir is bulup çalismaktadir.
Ancak resmi dairede
isi vardir isyerinden izin almaya kalksa verilmiyor veya isini kaybediyor.
Isyeri amiriyle
durumu görüsmeye karar veren Ahmet kardesimiz tüm cesaretini toplayip amirine
gider.
Sayin amirim diye
söze baslar. Amirin kaslari çatilir Ahmet kardesimizin anlattiklarini dinler ve
"Isinin basina geç" der.
Amir, Ahmet
kardesimizin anlattiklarini inandirici bulmaz. Ahmet kardesimiz de eve ekmek
götürmek zorundadir. Çaresiz isini kaybetmemek için isbasi
yapar.
Simdi sira geldi
vatandas Halil Kardesimize;
Halil kardesimiz
kendisini tedavi ettirmek amaciyla bir hastaneye
gider.
Hastaneye tüm
ülkemizde yalniz gidilmeme aliskanligi oldugundan Halil kardesimize de sevdigi
birkaç yakini eslik eder.
Halil kardesimiz,
hastane görevlilerinin çesitli maazeretleri nedeniyle gerekli ilgiyi
görmemektedir. Bunun üzerine ilgi gösterilmesini
ister.
Ancak ne hikmetse
göremez bu insani ilgiyi.
Halil kardesimiz
derdini anlatir ancak kendisini anlayan yada anlayacak kimse çikmaz.
Yasadiklarina
üzülen Halil kardesimiz kendisine yapilanlara çok
üzülür.
Düsünüp tasinir. En
sonunda "Hak Ara"maya daha dogrusu haklarini aramaya karar
verir.
Insani ve resmi
yollardan gerekli basvurularini yapar. Ancak inanilmaz bir durumla karsilasir.
Hem tehditkar, hem
yalanci, hem isgüzar oldugu söylenir.
Hay Allah... yahu
tehditkar ve yalanci hatta isgüzar olmadigina taniklik edecek insanlar
var.
"Biz anlamayiz
kardesim"
Birim Amiri
yalanci, tehditkar, isgüzar demisse bir bildigi
vardir...
Bu söylemlere
içeren Halil kardesimizin meslegi geregi yasadiklarini kaleme alir sansini birde
basin yoluyla dener.
Isin
özü...
Yakin dönemde
yasadiklarim Malatya Inönü Üniversitesi Rektörü Sayin Cemil ÇIÇEK ve Tip
Fakültesi ortopedi bölüm baskani Prof. Dr. Güntekin GÜNER’in sikayet dilekçeme
cevaben göndermis oldugu belgelerinde Dr. Efe MIREL’in açikça, “Siz
kirolar hep böylesiniz” söyleminde bulundugu anlasilmis
v.s…
Sizler, okumus,
kültürlü, etiketli ve kariyer sahibi insanlarsiniz. Ben gözünüzde ve
söylemlerinizde "KIRO"
vatandas olarak yalan söylemedim.
Ayrica "KIRO"
kelimesi asagilamak veya hakaret olarak algilanmiyorsa neden Dr. Efe Mirel'e
uyarida bulunuldu bunu da anlamis degilim. Hos zaten benim anlama kapasitem yok
ya...
Etiket sahibi,
kariyerli, kültürlü insanlara soruyorum simdi; Vatandaslar potansiyel yalancimi?
Sadece etiket ve kariyer sahibi olan insanlar mi dogru söyler? Ben vatandas olarak yalan söylemedim.
Buna taniklik
edecek insanlar var...
Pardon. özür
dilerim. vatandas potansiyel yalanci ya...
Ibrahim
Hakkari