About Me

Name: Ibrahim Hakkari
Email: sanliurfa_olaygazetesi@hotmail.com Biography
Loading...

Create Your Own Blog Find Other Townhall Blogs

Comments

Blog Roll

 

Evlilikte Insan Tabiatinin Önemi!

Insan tabiati evliliklerde neden önemlidir?  Bu konuyu arastirma fikri, son yillarda olaganüstü artis gösteren bosanma davalarinin toplum üzerinde biraktigi tahribatin hangi boyutlara ulastigi merakindan gelmistir. Her ne kadar çesitli gerekçeler öne sürülse de, bu gerekçeleri olusturan gerçegin “Insan Tabiati” oldugu bulgusu kanaati agirlik kazanmaktadir. Her insan, olusum yapisinin dört unsurdan (Ates, Toprak, Hava ve Su)  meydana geldigini ve mutlaka bunlardan birinin  insan bedenine baskin gelerek ömrü boyunca bu özelliklerden birisini alarak hareket eder. Birçok bilgin ve filozoflar da yillar boyu süren arastirmalarinda bu görüslere yer vermislerdir.

    Günümüzde esler arasindaki problemler genellikle birbirini anlayamamak ve taniyamamaktan kaynaklanmaktadir. Bunda en önemli rol, kisilerin soguk (Toprak, su) veya sicak (Ates, Hava) tabiatlari olmalarindandir. “Can Çikar, Huy Çikmaz” Atasözü bizlere bu konuda önemli mesaj vermekte. Insanin tabiati, yaratilis özelligi oldugunu hiçbir zaman unutmadan,  evlilik öncesi taraflar bu hususu ciddiye almalilar. Çesitli yönlerden uyumlu olsalar dahi, eger tabiatlari uyusmuyorsa evlilikleri sürekli olmamakla beraber bosanmayla sonuçlanmaktadir. 

 

    Gençler, evlilik öncesinde ekonomik, sosyal, fiziksel ögeleri öne alarak evlilige adimlarini atiyor ve bu unsurlarda mutabik kalmalarinin yeterli olabilecegini düsünüyorlar. Oysaki evlendikten sonra çok basit sebeplerden dahi anlasamadiklarina üzülerek sahit oluyoruz. Bu hayal kirikliginin arkasinda sebep bulma arayisina giriyorlar. Fakat bir türlü mantikli bir açiklama getiremedikleri gibi genelde olayi evliliklerinin monotonlasmasi veya aralarindaki elektrigin bitmesi olarak degerlendiriyorlar

Halk arasinda “Yildizi barismadi” ya da “yildizi uydu” denilen o kisilerin tabiatlarinin etkileri ile birbirleri arasindaki ya çekim ya da itis kastedilir. Bu husus Müslim’deki bir hadîs-i serîf’te, Ebû Hüreyre (radiyallahu anh)  tarafindan söyle nakledilir:

Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem söyle buyurdu:

   Ruhlar, (âhirette sinif sinif) toplanmis cemaatlerdir. Bundan ötürü, içlerinden birbirleri ile tanisanlar, sevisip anlamislardir. Birbirleriyle birlesmeyenler ise ihtilâfa düsmüsler, anlasamamislardir”!.

 

   Böyle olunca insanlardan kimler birbirlerini severler ve kimler de birbirlerine yaklasamazlar, iterler. Iki insanin sayet; “Iç tabiatlari" ayni guruptan, “dis tabiatlari" ayni guruptan ise birbirlerine sempati duyarlar. “Iç tabiatlari" ayni, dis tabiatlari"” ayri, biri ates öteki hava ise, yahût biri su digeri toprak ise birbirlerine çekerler. “” tabiatlari biri ates digeri su ya da toprak ise bir araya kolay kolay gelemezler kafaca. Hele dislari da atese karsi su ise adeta iterler birbirlerini.Iç tabiatlari” birbirine yakin fakat “dis tabiatlari" ters ise beraber arkadaslik etmeleri zordur. Meselâ iç hava- suya dis ates – su. Ya da iç hava – atese dis ates – toprak, dis ates – su.

 

   Birbirlerini tanima süreci yasamadan (Tabiatlarini ögrenmeden) yapilan evlilikler, çesitli gerekçeler gösterilerek son bulmaktadir. Ailelerin ayrilik nedenleri üzerinde de gerçek bir arastirma yapmamasi ikinci bir hayal kirikligini da beraberinde getirecektir.

 

   Bazi kisiler, yaratilisimiz birnevi fabrikasyon veya imalat halinde olmuyor mu? diye soru sorabilirler. Insan varoluslari yönünden bakarsak, dogru bir soru diyebiliriz. Ama genetik özellikleri yetismelerindeki sartlanmalarinin farkliligi ve  daha önemlisi her birinin olusumu anindaki degisik radyasyona tâbi tutulmalarini dikkate alirsak, birinin digeriyle es olmadigini da ileri sürebiliriz.

 

 

Ibrahim Hakkari

Email ItEmail It | Print ItPrint It | CommentsComments (0) | TrackbacksTrackbacks (0) | Flag as offensiveFlag as Offensive