About Me

Name: Ibrahim Hakkari
Email: sanliurfa_olaygazetesi@hotmail.com Biography
Loading...

Create Your Own Blog Find Other Townhall Blogs

Comments

Blog Roll

 

TÜRKIYEDE TEFECILIK 2

Türkiye’de tefecilik (1) baslikli yazimda “Tefecilik”in Sanliurfa da hangi boyutlara vardigini anlatmaya çalismistim. Bu yazimda hem Sanliurfa hem de ülke genelinde yasanan gerçekleri dilim döndügünce anlatmaya devam edecegim. Tefecilik, mafyanin vazgeçemedigi en karli islerin basinda gelir. Bu emeksiz, denetimsiz ve vergisiz kazanç yolu nice ocaklarin sönmesinde basrol oynamaktadir. Yapanin yanina kar sayilir anlayisi var oldukça, bu kazanç yolu denetlenmedigi, sorgulanmadigi sürece istedigi sekilde devam edecege benzer…Akillara soru isaretleri pes pese gelmekte.

Tefecilik suç mudur?

Bildigimiz kadariyla 01.06.2005 yilinda “Tefecilik Ceza Yasasina” alinarak yasanin yürürlüge girdigidir. Ayrica 213 Sayili Vergi Usul Kanunu 4369 Sayili Kanunla degistirilmeden önceki 344. maddesi bendinde Tefeciligin suç oldugu ve ne sekilde cezalandirilacagi açikça yazmakta…

Türkiye, çesitli yil ve tarihlerde ekonomik krizler yasamistir. Bu krizler sonucu kapanan fabrikalar, dükkanlar, verimli araziler, baglar, bahçelerin bir gecede bozulan yillanmis düzenler, on milyonu askin issiz, alt üst olan gelir düzeyleri ile krizin sosyal sonuçlari belki yillarca sürecek... Artan fuhus, uyusturucu ve alkol bagimliligi, kahvelerde milyonlarca insanimizin ömürlerini törpülemesi, hirsizlik vakalarinda yasanan patlama, cinnet ve intiharlarin siradanlasmasi, yillar öncesinde biraktigimiz verem ve benzeri bulasici hastaliklardaki artis hep kriz ekonomisinin ortaya çikardigi sosyal sorunlar degimli? 

Halkimiz, yillar sonra, evinde yemek pisiremez duruma gelmis ya da getirilmis, en dogal en insani ihtiyaçlarini bile karsilayamamanin, çocuklarinin çocukça taleplerine bile yanit verememenin utancini yasar hale gelmistir. Tutarsiz ve bilinçsiz politikalar sonucunda boynu bükük ve gülmeye hasret bir millet olup çiktik. Birakin gelecek ile ilgili kaygi duymayi günün sonunu nasil getirecegini bile bilmeyen ve evinin içinde bile korku ile sinerek yasayan millet haline gelerek kelimenin tam anlamiyla dibe vurmus durumdayiz…    

Halkimiz bu tabloyu hak ediyor mu? Yillarca “Kemer sik” dediler Sikti. “Vatan için özveride bulunun” dediler bulundu. “Vatan için sehit ol” dediler. Olundu ve hala olunmakta. Bu halk daha ne yapsin? Her ekonomik krizin degisik sosyal sonuçlari olur. Bir yandan, toplumun en genis kesimleri daha da yoksullasirken, krizden beslenen rantiyeciler, zenginler, acentacilar, tefeciler türedi. Bunlar, toplumun üretken kesimi degil, üretimden farkli bir sekilde beslenen kesimlerdir. Krizin, ekonomik ve sosyal sonuçlarini varliklari ile daha da çekilmez ve agir kilarlar. 

Tefecilik, bir çok sanayici ve isadaminin sonu olmustur. Bankalardan gerekli krediyi alamayan veya borçlari nedeniyle darbogaza düsen birçok kisi, tefecilerin kucagina düsmüs ve yüksek faizle aldiklari paralari ödeyemedikleri için sonu ölümle bitebilen kanli olaylar yasanmistir...

Tefecilik düzeni nedeniyledir ki, ülkemizde birçok lüks otel, isletme, fabrika mafyanin eline geçmis; adeta, tefecilik düzeni, mafyanin en önemli gelir ve akar kaynagi durumunagelmistir. Tefecilik düzeni içersinde yüksek faizlerle verilen trilyonlarca lira veya milyonlarca dolar, ayni zamanda kayit disi ekonominin yani kara paranin da kaynagidir. Verilen ve alinan paranin izini sürmeniz güçtür. Belli ellerde toplanmis kayit disi para, genel olarak gayri mesru alanlardan elde edilmis kazancin ürünüdür. Yani, ya uyusturucu ya beyaz kadin ticareti ya da silah kaçakçiligi gibi alanlardan elde edilmis “KIRLI PARA”dir...
 

Sanliurfa’da bugüne kadar “tefecilik” yaptigi gerekçesiyle bir kisi olsun, gözaltina alinip, hakkinda yasal islem yapildigina tanik oldunuz mu? Ben, gazeteci olarak duymadim...Ilginçtir. Genelde oldugu gibi yerelde de “tefecilik düzeni”ni kurmuslar ve yillardir bu isi yapanlar yüzlerce insanin is düzenini, aile düzenini alt üst etmis olmalarina ve insanlarin ocaklarina incir agaci dikmis olmalarina karsin, bu paranin ve yol açtigi dramatik olaylarin izi sürülmez... Kuskusuz, bir çok okurumuz dogal olarak, kimse tefeciden para almak için kimseyi zorlamiyor ki, de diyebilirler. Yani, “Alan da veren de razi”diyebilirler… Bu dogru degil! Öncelikle, içinde yasadigimiz sistemin kendisi insanlari zora ve belaya, pislige kosturuyor. Nasil mi? Esnafsiniz ve isleriniz iyi gitmiyor, ödeme güçlügü çekiyorsunuz. Yasamak ya da en azindan çarkinizi çevirebilmek için nakde ihtiyaciniz var.                       

Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperetifi’nde siciliniz temiz ise Halk Bankasi’na kosuyorsunuz. Ama, Bag-kur’unuzu bir ay bile ödememisseniz, kredi verilmiyor... Herhangi bir bankadan kredi çekmenin mücadelesini veriyorsunuz. Simdi, bankalardan kredi çekmek deveye degil hendek, yolun ucunu göstermekle es. Bir senediniz protesto edilmis, bir çekinizin arkasi yazilmis ise “gümlüyorsunuz..” Kaldiniz mi ortada? Es dost kapisi çaldiniz yine bulamadiniz ve tipis tipis tefecinin kucagina yürüyorsunuz. Önemli olan sonrasi degil o an isinizin görülmesi. Iste kiyamet bu nokta da basliyor. Yüksek faizle senetler hazirlanip, imzalaniyor. Zahmetsiz aradiginiz para o an için cebinizde ama ya sonrasi? Tefeci düzeninde bin bir türlü oyun, bin bir türlü ayak. Borcunuzu ödemeniz degil ödeyememeniz için düzen kurulmus. Her ödeyemediginiz senet, ana paranin da faizlerinde katlanmasini beraberinde getiriyor. Eziliyorsunuz. Örnegin, 1 milyar borcunuz 12 ayda 15 milyara çikabiliyor. Buna can dayanir mi? Degil elinizdeki avcunuzda ki , ortada ne dükkan ne ev ne de araba kaliyor...

Evet, bunlar bu ülkede ve Sanliurfa’da yasaniyor... Bilinmiyor mu? Biliniyor... Duyulmuyor mu? Duyuluyor...  Görülmüyor mu? Görülüyor... Sistem, kurulmus saat gibi “ tik tak” isliyor... Sürün, tefecinin izini, bakin karsiniza neler ve kimler çikiyor? Unutmadan vede yeri gelmisken tekrar belirtmekte yarar var. Tefecilik, 01.06.2005 tarihinde ceza yasasina alinarak yürürlüge girdi. Ayrica 213 Sayili Vergi Usul Kanunu 4369 Sayili Kanunla degistirilmeden önceki 344. Maddesinin 1 numarali bendinde nasil ve ne sekilde cezalandirilmasi gerektigini yaziyor.

Bilmeyenlere, duymayanlara, görmeyenlere hatirlatmak istedim… 

Ibrahim Hakkari

Email ItEmail It | Print ItPrint It | CommentsComments (0) | TrackbacksTrackbacks (0) | Flag as offensiveFlag as Offensive