Posted by
LOKMAN TAHA on Wednesday, May 20, 2009 4:39:34 PM

Insan ve insan tabiati arasindaki iliski nedir? Her ikisi de ayni kavramlar midir? Yoksa her biri ayrica degerlendirilmesi gereken konular midir? Her ikisi arasinda ayrilmaz bir bag oldugu kesin. Insan, yasadigi süre içerisinde yaptiklari ile anilir. Insan fiziksel olarak varligini sürdürürken onun yaptigi ve yapacagi her sey insanligini ve tabiatini ortaya koymaktadir. Insanligin olmadigini varsayarsak geriye sanirim bir hiç kalmakta.
Yasam mücadelesi insan benliginin var olma savasidir. Bu savasta artilarimiz ve eksilerimiz degerlendirilerek toplum bazinda bir deger biçilir. Bu degerin adina insan tabiati diyoruz. Deger yargisi ise insanlarin durusu, tabiati ve bakisi açisindan farklidir. Her insan kendine göre dogruyu yaptigini savunur. Gerçek te dogru bir tanedir. Herkes kendi durdugu, yasama baktigi açidan degerlendirme yaparak dogru yaptigini savunuyorsa tabiatlarinin farkli olusundan kaynaklanmakta yoksa yeryüzünde milyarlarca dogru var anlami çikmakta. O halde herkes dogru yapiyor, Bir baska deyisle herkes kendi bakisi ve durusu yönünden hakli...
Bu anlayistan yola çikarsak insan iliskilerinde ustalik yapmak gerçegi ile karsilasiriz. Insan iliskileri hassas bir konu oldugu için ustalik hatta cambazlik gerektirmekte... Insanlar her ne kadar kendi sahip oldugu tabiati açisindan hakli ise de, karsisindaki insana saygi duymali. Elbette kisi önce kendisine saygi duyacak. Kendisine saygisi olmayan bireyin baskasina saygi göstermesi beklenemez. Bu anlayis içinde olan kimselere saygisiz insan denir.
Toplum bazinda giydirilecek elbise çoktur. Üzerimize giyecegimiz elbiseye gerçekten dikkat etme zorunlulugumuz var mi? Toplumun deger yargisini var sayarsak evet. Ben kendimden (tabiatimdan) sorumluyum baskasinin deger yargisi beni ilgilendirmez diyorsak hayir. Her ne kadar kimin ne dedigi umurumda degil desek de sonuçta bu toplumda yasiyoruz.